Çanakkale Şiiri



Çanakkale şiiri denince akla her ne kadar akla ilk gelen Mehmet Akif Ersoy'un "Çanakkale Şehitlerine" isimli eseri gelse de, bu efsanevi savaş üzerine ve özgürlükleri, hakları uğruna canlarını feda eden binlerce insan için yüzlerce dize yazılmıştır. 

Çanakkale şiiri deyimi, bu savaşın büyüklüğü ve önemi sebebiyle adeta Türkçe'ye yerleşmiş durumdadır. Çanakkale Savaşı tarihin en kanlı, en efsanevi savaşlarından biridir. Bu savaş sadece Türk milletini değil, savaşa katılan diğer ulusları da derinden etkilemiştir. Savaş ile başlayan bazı ilişkiler dostluğa dönüşmüştür. Örneğin, savaşta yer alan Anzaklar için Çanakkale'de bir anıt yapılmış ve Mustafa Kemal, bu savaşta ölen insanlar için anavatanlarına bir mesaj göndererek onların da burada rahat uyuyacaklarını bildirmiştir.

Çanakkale Savaşı bir milletin ruhuna işleyen destansı bir savaştır. Bu mücadelede hayatlarını kaybedenler yalnızca kendi özgürlükleri için değil, gelecek nesillerin özgürlükleri için de savaşmışlardır. Bu destanı en iyi anlatan Çanakkale şiiri, milli şair Mehmet Akif Ersoy'un "Çanakkale Şehitlerine" adlı başyapıtıdır. 

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi? 
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi. 
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya- 
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. 

Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! 
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı' 
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi, 
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi! 

Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer, 
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer. 
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında, 
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada! 

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk: 
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk. 
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ... 
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ! 

Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil, 
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil, 
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına; 
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına. 

Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz... 
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz. 
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb, 
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb. 

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı; 
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı; 
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin; 
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin. 

Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam, 
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam. 
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer; 
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer... 

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak, 
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak. 
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller, 
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller. 

Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere, 
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre. 
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler... 
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler! 

Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından; 
Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman? 
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm? 
Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm. 

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler, 
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer; 
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi; 
'O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi.

Çanakkale Şiiri

 

Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek: 
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek. 
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar... 
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar, 
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, 
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor! 

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! 
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. 
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi... 
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. 

Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın? 
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın. 
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb... 
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb. 

'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına; 
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; 
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle, 
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle; 
Ebr-i nîsânı açık türbene çatsam da tavan, 
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan; 
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına, 
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına, 
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem; 
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem; 
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana... 
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana. 

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini, 
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i, 
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran... 
Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran, 
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın; 
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın; 
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât, 
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât... 
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, 
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif ERSOY

ÇANAKKALE

Ya Rap Celal’inin kahrını tez elden aşır 
Şu Çanakkale yenilmez ibretini taşır 

Kutsal ruhların ayakları da ağırlaşır 
Şu topraklar ezelden ebede sırlar taşır 

Gelir, yedi düvelin kan kusan gemileri 
Yiğitler dönmek nedir bilmez, hedef ileri 

Zulüm kılıcı yakıp yıkar genç bedenleri 
Çanakkale alır vermez, harbe gidenleri 

Ateş kusardı zırhlılar hep mavi sulardan 
Yardıma gelirdi ruhlar, kavi ululardan 

En samimi dualar ulaşır analardan 
İbret levhası tarihe Anafartalar’dan 

Gelibolu’da yılmaz yiğitler göğüs gerer 
İçer ecel şerbetini, şehitliğe erer 

Şu türbeleri, şu uyanık yıldızlar bekler 
Gök kubbenin altından saçılan nurlar ekler 

Çanakkale hakikat ışıklarıyla dolardı 
Binlerce canlar bu vatan uğrunda solardı 

Şu âlem Türkün yüceliğini kucaklardı 
Şehitlik şerbetiyle mutlu olacaklardı 

Emelleri de gömülmüş, her yer mezar olmuş 
Vahdet bahçesinde şu yatanlar şehit olmuş 

Düşman emeli suya gömülmüş, hayal olmuş 
Deniz, gök ve yer susmuş, yatanlar çok mesutmuş 

Güllere sinmiş şehitliğin, senin kokundur 
Çanakkale geçilmez, düşmana korkundur 

Çanakkale hürriyetin ve özgürlüğündür 
Tarihe şan ve şerefle yazılan gücündür 

Hasan Kocamanoğlu

Yayınlanma Tarihi : 12.06.2014 13:29:58





Çanakkale Şiiri Yorumları
İsminiz 
Yorumunuz 
Güvenlik 
 Kırmızı renk ile yazılan sayıyı girin
   

0 Yorum Yapılmış "Çanakkale Şiiri"


İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Anzaklar

Anzaklar, Türkler tarafından 1. Dünya Savaşı sırasında Britanya İmparatorluğunun ordusunda savaşan Avusturyalı ve Yeni Zellandalı askerlere verilen isimdir. Anzak kelimesi aslında bu iki ülke askerlerinin ingilizce isimlerinin baş...

Conkbayırı

Conkbayırı,Çanakkale destanın yazıldığı yerlerden birisi olan Conkbayırı’nda 6 Ağustos 1915 tarihinde İngiliz ve Anzak birliklerinin, Osmanlı ordusu mevzilerine taarruzları ile başlayıp, 10 Ağustos 1915 tarihine kadar devam eden s...

Çanakkale Savaşı Komutanı

Çanakkale Savaşı Komutanı,  Çanakkale'nin baş komutanı Amiral Liman Von Sanders dı. Liman Von Sanders 1915 de, Çanakkale Savaşlarında Osmanlı kuvvetlerini yöneten Alman Deniz generalidir.Otto Liman Von Sanders17 Şubat 1855 de Pome...

Çanakkale Savaşı Kimlerle Yapıldı

Çanakkale Savaşı Kimlerle Yapıldı, 1.Dünya Savaşı devam ederken 1915 senesinde Gelibolu yarımadasında Osmanlı Devleti ve İtilaf güçleri arasında yapılmıştır. Bu savaş tarihe hem deniz hem de kara savaşı olarak yansımıştır. İtil...

Çanakkale Savaşı İle İlgili Şiirler

Çanakkale destanı, 18 Mart 1915-9 Ocak 1916 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. 18 Mart 1915'de başlatılan ilk saldırı 9 Ocak 1916 tarihinde karşı donanmanın ülkeyi tamamen terk etmesi ile sona ermiştir. Birleşik Krallık ve Fransa...

Çanakkale Şiiri

Çanakkale şiiri denince akla her ne kadar akla ilk gelen Mehmet Akif Ersoy'un "Çanakkale Şehitlerine" isimli eseri gelse de, bu efsanevi savaş üzerine ve özgürlükleri, hakları uğruna canlarını feda eden binlerce insan için yüzlerc...

Çanakkale Savaşı Hava Harekatı

Çanakkale Savaşı Hava Harekatı Türk askeri havacılık tarihi için oldukça önemli bir dönüm noktasıdır. Bu tarihe kadar bazı çalışmalar yapılmış ama yeterli sonuç alınamamıştır. Ayrıca bu savaşta Türk Milleti bu savaş aletinin gelec...

Nusret Mayın Gemisi

Nusret Mayın Gemisi: Asıl adı "Nusrat" olan gemi savaş esnasında bölgeye mayın dökmek amacıyla yapılmış ve 1913 yılında Osmanlı Donanmasına katılmıştır. Almanya üretimi olan gemi Çanakkale Zaferinin sessiz kahramanlarından birisid...

Arıburnu Cephesi

Arıburnu Cephesi, 1915 senesindeki Çanakkale Savaşı’nın içerisinde yer alan bir cephedir. Bu cephe 25 Nisan 1915 tarihindeki Arı Burnu çıkarması ile başlamış olan ve 6 Ağustos 1915 tarihine kadar olan birçok çatışmayı kapsamış...

Gelibolu Savaşı

1914 yılının haziran ayında bir Sırp milliyetçisi tarafından Avusturya-Macaristan İmparatorunun veliahdı olan Arşidük Ferdinand’ın öldürülmesi, birinci Dünya Savaşını başlatan olaydır. Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun Sırb...












#



Gizlilik İlkeleri | Güvenlik İlkeleri | İletişim | Site Haritası |RSS Kaynağı| Yardım Forumları

Çanakkale Savaşı, Sitede yer alan grafiklerin tüm hakları saklıdır. Kopyalayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. Sitede yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.

DMCA.com

Kasım - 2017