Çanakkale Geçilmez Sözünün Kökeni
"Çanakkale Geçilmez" sözü, belirli bir kişiye atfedilmekten ziyade, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yıllarında gerçekleşen Çanakkale Savaşları'nda Türk askerinin gösterdiği kahramanlık ve direnişin bir sembolü olarak ortaya çıkmıştır. Bu ifade, özellikle İtilaf Devletleri'nin (başta İngiltere ve Fransa olmak üzere) Çanakkale Boğazı'nı geçme girişimlerinin başarısız olması üzerine, Türk tarafının moralini ve zaferini vurgulamak için kullanılmıştır. Savaşın ardından, bu söz Türk milli bilincinde derin bir yer edinmiş ve genellikle Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğiyle bağdaştırılsa da, doğrudan ona ait değildir. Atatürk, savaşta önemli bir komutan olarak rol oynamış ve "Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum" gibi unutulmaz sözler söylemiştir, ancak "Çanakkale Geçilmez" ifadesi daha çok kolektif bir başarının sonucudur.
Tarihsel Bağlam ve Anlamı
Çanakkale Savaşları, Osmanlı İmparatorluğu'nun zaferiyle sonuçlanmış ve İtilaf kuvvetlerinin boğazı geçememesi, savaşın seyrini değiştirmiştir. "Çanakkale Geçilmez" sözü, bu zaferin ardından hem askerler arasında hem de halk tarafından benimsenmiş, Türk milletinin bağımsızlık ve vatan savunmasındaki kararlılığını simgeleyen bir motto haline gelmiştir. Günümüzde de Türkiye'de milli gururun ve dayanışmanın bir ifadesi olarak kullanılmaya devam etmektedir.
Özetle
- "Çanakkale Geçilmez" sözü, belirli bir kişiye değil, Çanakkale Savaşları'ndaki Türk direnişine atıfta bulunur.
- Mustafa Kemal Atatürk'le ilişkilendirilse de, doğrudan onun sözü değildir; daha çok bir milli semboldür.
- Bu ifade, Türk tarihinde zafer ve dayanıklılığın önemli bir temsilcisidir.
|